www.igdir.nerededir.com
 
ne@nerededir.com
 

> Iğdır Otelleri Nerededir ?

> Ekonomik bilet Nerededir ?

> Ağrı Dağı Nerededir ?

> Ararat Nerededir ?

Yüzölçümü 3.593 km2 olan İğdır ili, kuzey ve doğuda Ermenistan, güneydoğuda Nahçıvan ve Iran, güneyde Ağrı, batıda gene Ağrı ve Kars, kuzeybatıda gene Kars illeriyle çevrili¬dir. İğdır 1992'de Türkiye'nin 76. ili olmuştur. DOĞAL YAPI
İlin güney kesimini Karasu-Araş Dağları'nın doğu uzantıları engebelendirir. Bu sıradaki en önemli yükseltiler Kızılca Ziyaret Dağı (3.231 m) ve Zor Dağı'dır (Akpınar Tepesi'nde 3.196 m). Ağn Dağı'nın kuzeybatı kesimi ve 5.137 m yüksekliğindeki doruğu Ağrı il sınırındadır. İldeki başlıca düzlük İğdır Ovası'dır. Dağların kuzey yamaçlarındaki çayırlarla kaplı yaylalar hayvancılık açısından önem ta¬şır. İlin en önemli su kaynağı Aras Irmağı'dır. Bingöl Dağları'nın kuzey yamaçlarından kay¬naklanan Aras Irmağı, kuzeyden gelen Arpaçay'ı da aldıktan sonra Iğdır Ovası'na girer. Bu akarsu kuzeyde ve doğuda Ermenistan ve Nahçıvan ile doğal sınır oluşturur. Yatak derinliği az olan Aras genellikle ilkbaharda taşkınlara yol açar. Kıyısında ovayı taşkından korumak amacıyla inşa edilmiş setler vardır.

Tarihi
Iğdır'da yerleşim tarihinin Urartulara değin uzandığı bilinmektedir. Buradaki Urartu yerleşimi III. Sardur döneminde Kimmer saldırıları sonunda yıkıldı. Sırasıyla Med, Pers, Part, Roma, Ermeni, Sasani ve Bizans yönetiminde kalan yöre, 7. yüzyılda Arapların eline geçti. Birçok kez Bizanslılar ile Araplar arasında el değiştirdikten ve bir süre de Gürcülerin yönetiminde kaldıktan sonra 11. yüzyıl ortalarında Selçuklu egemenliğine girdi. Bu yüzyılda Iğdır yöresindeki başlıca merkezler Sürmari (Sürmeli Karakalesi), Iğdır Korganı (Kalesi) ve Arguri'ydi (Ahura). 1239'da Moğol istilasına uğradı, 1534'te Osmanlı topraklarına katıl¬dı. 1736'da yapılan bir antlaşma uyarınca İran'a bırakıldı. 1746'ya değin İran, 1878-1918 arasında da 40 yıl Rus yönetiminde yaşadı. 1919'dan 1920'ye değin yörede Ermeni çeteleri etkili oldu. Iğdır Belediyesi 1923'te kuruldu. 1924'te nahiye olarak Beyazıt vilayetine bağlanan İğdır 1934'te Beyazıt'ın Kars'a bağlanması sırasında ilçe yapıldı. 1992'de çıkarılan yasa uyarınca Kars iline bağlı İğdır, Aralık, eskiden Taşburun adıyla anılan Karakoyunlu (aynı yasayla ilçe olmuştur) ve Tuzluca ilçeleri bir araya getirilerek merkezi Iğdır kenti olmak üzere il yapıldı.

> Video Teknolojili Firma Rehberi

> Video Teknolojili Otel Tanıtımı

> Video Teknolojili Dersane

> Yangın Ekipmanları

> Son Depremler Bilgi Hattı

İL MERKEZİ
İlin orta kesiminde yer alan Iğdır kenti gelişmekte olan bir merkezdir. Nahçıvan ve Gürbulak sınır kapıları ile Kars'tan gelen yollar kentte kesişir. Eskiden kervan yollan üzerinde önemli bir durak olan Ağrı Dağı eteklerindeki Iğdır Korganı 18. yüzyılda meydana gelen depremlerle yıkılınca yerleşme bugünkü yerine taşındı. Kent, çevresindeki tarımsal alanın merkezidir. Kentteki başlıca eğitim kurumu Kafkas Üniversitesi'ne bağlı Iğdır Mes¬lek Yüksekokulu'dur. Kent karayoluyla Kars'a 138 km, Ağrı'ya 144 km, Van'a 225 km, Erzurum'a 294 km, Samsun'a 866 km, Ankara'ya 1.211 km ve İstanbul'a 1.517 km uzaklıktadır. İğdır kentinde tarihsel yapı yoktur. En önemli tarihsel yapı kentin 25 km güneybatı¬sındaki kervansaraydır. 12. yüzyılda Sürmari emiri Şerafeddin Ejder'in yaptırdığı harap haldeki kervansaray Selçuklu taş işçiliğinin en güzel örneklerinden biridir.

Aralık
Yüzölçümü 611 km2 olan Aralık ilçesi kuzey ve doğuda Ermenistan, güneydoğuda Nahçıvan (Azerbaycan) ve İran, güneyde Ağrı ili, batıda Merkez ilçe, kuzeybatıda da Karakoyunlu ilçesiyle çevrilidir.
Aralık ilçesi ülkenin en doğusundaki topraklar üzerinde yer alır. Ağrı Dağı'nın kuzeydoğu bölümü ilçe sınırları içindedir. İlçenin kuzey ve doğu kesimlerinde Iğdır Ovası'nın güneydoğu bölümü ile Dil Ovası yer alır. Sert bir iklime sahip Doğu Anadolu'nun doğu ucunda yüksekliği 4.000-5.000 m'yi aşan dağlar arasındaki bu çukur alan yumuşak iklimiyle tarıma elverişli düzlüklerdir. İlçe topraklarının sularını Aras Irmağı toplar. Aras Ermenistan ve Nahçıvan'la, kollarından Karasu da İran'la doğal sınır oluşturur.
İlçe ekonomisi tarıma dayanır. Ilıman bir iklimin hüküm sürdüğü ovada tahıl, şekerpancarı ile pamuğun yanı sıra çeşitli meyveler ve sebzeler yetiştirilir. Doğu Iğdır Sulama Projesi'nin gerçekleşmesinden sonra ürünlerin daha da çeşitlenmesi ve üretim miktarlarının artması beklenmektedir. Yaylacılığa bağlı hayvancılık yapılır. Ağrı Dağı eteklerindeki yaylalara genellikle nisan ve mayısta çıkılır, eylülde inilir. İlçede 63 binden fazla koyun, yaklaşık 5 bin sığır ve 4 bin kadar da kıl keçisi vardır (1998). Dil Ovası'ndaki Kâzımkarabekir Tarım İşletmesi ilçedeki başlıca tarımsal kuruluştur. Daha çok hayvancılıkla uğraşan bu kurumda bahçe tarımı ve yem bitkileri üretimi de yapılmaktadır. İlçenin güneydoğu ucundaki Nahçıvan'ı Türkiye'ye bağlayan Dilucu sınır kapısı 28 Mayıs 1992'de açıldı. Bunun sonucunda sınır ticaretinin, özellikle ülkeye ucuz motorin girişinin başlaması ilçe ekonomisinde belirgin bir canlanmaya yol açtı.
Aralık Cumhuriyet döneminin ilk yansında Iğdır'a bağlı Başköy adlı bir bucak merkeziy¬di. 1960'ta Kars'ın ilçelerinden biri haline getirildi. 1992'de yeni kurulan Iğdır iline bağlandı. Aralık Belediyesi 1960'ta kuruldu.

Karakoyunlu
Karakoyunlu ilçesi doğuda Aralık ilçesi, güney ve doğuda Merkez ilçe, kuzeyde de Ermenistan ile çevrilidir. Eskiden Iğdır'a bağlı bir bucak olan Taşburun 1992'de çıkarılan bir yasa uyarınca merkezi Karakoyunlu kasabası olmak üzere bu adla ilçe yapıldı. Karakoyunlu Belediyesi'nin kuruluş tarihi 1972'dir.

Tuzluca
Yüzölçümü 1.236 km2 olan Tuzluca ilçesi do¬ğuda Merkez ilçe, güneyde Ağrı ili, batıda Ağrı ve Kars illeri, kuzeyde gene Kars ili ve Ermenistan ile çevrilidir. Büyük bölümü dağlık alanlardan oluşan ilçe toprakları, ilin batı kesiminde yer alır. Güney¬den kuzeye doğru gidildikçe alçalan bu toprakların güney ve güneybatı kesimini Kızılca Ziyaret (Perli) Dağı (3.231 m), batı kesimini ise doruğu ilçe sınırlan dışında kalan Aşağıdağ'ın doğu uzantıları engebelendirir. İlin en önemli tarım alanını oluşturan İğdır Ovası'nın batı ucu ilçenin kuzeydoğu kesimine sokulur. İlçe topraklarından kaynaklanan suları Aras Irmağı toplar. Aras kuzeyde doğal sınır oluşturur. Arpaçay, ilçenin hem Kars iline ve hem de Ermenistan'a komşu olduğu kesimde Aras'a katılır. Orman örtüsüne rastlanmayan ilçede doğal bitki örtüsü step görünümündedir.
İlçe ekonomisi tarıma dayanır. Yetiştirilen başlıca bitkisel ürünler buğday, şekerpancarı, arpa, patates ve kayısıdır. Az miktarda pamuk, pirinç ve erik de yetiştirilen ilçede hayvancılık önemli bir gelir kaynağıdır. İlçe sınır¬ları içinde yer alan yaylalar önemli hayvancılık alanlarıdır. İlçede koyun, kıl keçisi ve sığır yetiştirilir. Sanayisi gelişmemiş olan ilçede Er¬menistan sınırına 5 km uzaklıktaki Tekel'in işlettiği bir tuzla ile bir tuğla fabrikası vardır.
Urartular döneminden beri yerleşim alanı olduğu bilinen Tuzluca yöresinin tarihine ilişkin yeterli bilgi yoktur. 1878'de Rusların yönetimine giren topraklar arasında yer alan yö¬re 1920'de işgalden kurtuldu.
Eskiden Kulp olarak anılan ilçe merkezinin adı daha sonra yakınındaki tuzla nedeniyle Tuzluca olarak değiştirildi. Tuzluca kenti ilçenin kuzey kesiminde, Idır Ovası'nın batısında, Ermenistan sınırı yakınında yer alır. Kars'ı Digor üzerinden Doğubeyazıt'ta E-80 Karayolu'na bağlayan yol kentten geçer. Tuzluca bu yolla il merkezi Iğdır'a 41 km uzaklıktadır.

Ağrı Dağı
Ararat olarak da bilinen Ağn Dağı, Türkiye'nin doğu ucunda, Türkiye, İran, Nahçıvan (Azerbaycan) ve Ermenistan sınırlarının kesiştiği noktaya bakan, sönmüş bir yanardağdır. Kuzey ve doğu etekleri deniz düzeyinden yaklaşık 1.000 m yükseklikteki geniş İğdır Ovasına doğru alçalır. Güneybatı etekleri ise 1.500 m yüksekliğindeki Doğubeyazıt Ovası'ndan yükselmeye başlar. Batısında yer alan alçak bir geçit Ağrı Dağı'nı, Toroslar'ın doğu ucuna doğru uzanan volkanik tepelerden ayırır. Çapı yaklaşık 40 km olan dağın kapladığı alan 1.200 km2,yi bulur. Ağrı Dağı'nın birbirinden 11 km uzakta iki doruğu vardır. Deniz düzeyinden 5.137 m yükseklikteki Büyük Ağrı, Türkiye'nin en yüksek dağıdır. Bu doruk Ağrı-Iğdır il sınırındadır. Büyük Ağrı'dan Serdarbulak Geçidi'yle (2.700 m) ayrılan Küçük Ağrı neredeyse tam bir koni biçiminde, düzgün ve dik olarak 3.896 m'ye kadar yükselir. Her iki dağ da volkanik patlamalar sonucu oluşmuştur. Kraterleri yoktur, ama kenarlarında düzgün biçimli koniler ve çatlaklar vardır. Lav ve türlerden oluşan bu sönmüş yanardağın en son ne zaman etkinlikte bulun¬duğu bilinmemektedir. 20 Haziran 1840'ta dağdan çıkan dumanlar ve duyulan sesler çevrede yaşayanlara Ağrı'da yeni bir volka¬nik faaliyetin başladığı izlenimini verdi. Oysa buna, o sırada meydana gelen depremde dağ¬dan kopan kaya parçalarının kuzey yamaç boyunca yuvarlanması neden olmuştu. Bu kaya akıntısı sonucunda da 1.600 nüfuslu Ahuri (Arguri) köyü ve yakınındaki Yakup Manastın tümüyle yok oldu. Çevredeki ovalardan bir kule gibi yükselen Büyük Ağrı'nın karla kaplı doruğu görkemli bir görüntü yaratır; sürekli kar sınırı da 4.000 m'dir. Doruğun kuzey kesiminde, dili Cehennemdere Vadisi'ne sarkan, takke biçiminde bir buzul vardır. Yaklaşık 12 km2'lik bir alanı kaplayan bu oluşum Türkiye'nin en büyük buzuludur. Ağrı Dağı'nın 1.500-3.500 m arasındaki orta kuşağı, geniş otlaklarla ve az sayıda ardıç ve huş topluluklarıyla kaplıdır. Dağın büyük bölümü ağaçsız ve çöl görünümündedir. Dağın üstünde çok büyük ölçüde kar birikmesine karşın Ağrı bölgesinde su sıkıntısı çekilir. Ağrı Dağı'nın Nuh'un Gemisi'nin karaya oturduğu dağ olduğuna inanılır. Kitabı Mukaddes'te geçen Ararat adı, İÖ 9-7. yüzyıllarda Aras ve Dicle ırmakları arasında hüküm süren Urartu Krallığı'nın Asur-Babil dillerin¬deki adının İbranice karşılığıdır. Bir İran efsa¬nesi de Ağrı'nın insan ırkının beşiği olduğunu ileri sürer. Yerel efsanelere göre Nuh'un Gemisi hâlâ dağın doruğundadır, ama Tanrı onu kimsenin görmesini istemez. Ağrı Dağı'na ilk kez Eylül 1829'da Alman Johann Jacob von Parrot başkanlığında bir araştırma ekibi başarıyla tırmanmıştır. Onu, 1834 ve 1843'te Rus Antonomof önderliğindeki ekipler, 1845'te Wagner ile Abich, 1856'da da Monteith ile Stuart gibi Batılı dağcılar izlemiştir. Türk dağcıların Ağrı'ya ilk tırmanışları Cumhuriyet döneminde gerçekleşmiştir.

GÖRÜLMEYE DEĞER YERLER
Selçuklu (Harmandöven) Kervansarayı. Iğdır kentine 25 km uzaklıktadır. XII. Yüzyılda yapılmış olup, yıkık durumdadır. Sürmeli Kalesi: Tuzluca kentine 12 km uzaklıktadır. Aras Irmağı yakınındaki Urartu kalesi, büyük ölçüde yıkılmış durumdadır.